Kategorisi: Kategorilenmemiş | 1 Yorum »
İSLAMA İNANILMAZ HAKARETLER TÜRKİYEDEN
22 TEMMUZ ÖNCESİ YANİ TAM 82 YIL ÖNCE
CUMHURİYET GAZETESİNİN YAZDIKLARINA BAKIN
ÇEŞİTLİ ZAMANLARDA KARİKATÜRLERDE
KENDİNİ BELLİ EDEN TÜKLÜK YOKSUNU
BU İNSANLARIN YAPTIKLARINA AKIL ERMİYOR
HANGİ AKLA HİZMET ETTİKLERİ İSE APAÇIK
HEPİNİZİ TOPTAN SÜPÜRÜYORUZ
DEMENİN BAŞKA RESMİ OLABİLİRMİ
Kategorisi: CUMHURİYET, boykot, ÇELİŞKİ, İSLAMA HAKARET | » yorum bırak;
DİPLOMAT MEDENİ CAHİLLER
Ahmet Turan ALKAN / Zaman Pazar
Mesleği icabı sık sık yurtdışı görevleri üstlenen bir dostumla sohbet ediyorduk; söz diplomatlarımızdan açılınca,
- Benim kalemim seninki kadar işlek değil; sana birkaç duyduğumu nakledeyim de günün birinde yazarsın, dedi.
Hadiseler gerçek hayattan alınmış olup, yer ve şahıs isimlerine güvenmemenizi önemle rica ederim.
*
Bu hikâyenin kahramanı, Suudi Arabistan’daki dış temsilciliklerimizde görevli dinî müşavirlerimizden (ataşe) birisidir. Müşavirimiz (tahminen Cidde ve Riyad’da olması gerekir) vazifesini sürdürmekte iken diz kapağında romatizmal bir rahatsızlık başlayınca doktordan rapor alarak Türkiye’ye gelir.
Henüz rapor süresi bitmeden Suudi Arabistan’daki âmiri (o da “Büyükelçi Filanca” olsun) müşavirimizi telefonla aratır ve “Başbakan Özal buraya geliyor; soracağı ve ziyaret edeceği yerlerde senin yardımına ihtiyacım var. Acele gel” diye ricada bulunur. Müşavirimiz hemen uçağa atlayarak görev yerine döner.
Turgut Özal, Suudi Arabistan’a gelir; karşılanır, resmi ziyaretler yapılır. Bizim müşavirimiz Başbakan’ın heyetindeki araba konvoyunun arka sıralarında yer almaktadır. Derken bir telsiz anonsu duyulur.
- Başbakanımız program dışı bir ziyarette bulunmaya karar verdi. Filan semtteki falanca camiide namaz kılacak. Hep birlikte oraya gidiyoruz.
Yola koyulmadan önce Büyükelçimiz, müşaviri çağırır,
- Hocam, yanımdan ayrılma; senin tecrüben büyük, bana yardımcı ol.
- Hay hay efendim, ne gibi yardım meselâ?
- Yav, ayıptır söylemesi, ben abdest namaz filan, küçükken birkaç kere başıma gelmişti; ama unutmuşum, ne yapsak ki?
- Kolayı var âmirim; ben ne yaparsam taklid ediniz, hallederiz!
Cami avlusundaki şadırvandan abdest alınır; camie girilir. Özal önde, bizimkiler geri safta namaza dururlar. Büyükelçi yan gözle mütamadiyen bizim müşaviri kesmekte ve o ne yaparsa taklid etmektedir.
Küçük ama önemli bir ayrıntı: Müşavirimizin dizindeki rahatsızlık henüz geçmediği için namazda otururken sol bacağını ileriye uzatmak zorunda kalmaktadır!
İlk rekât, iki, üç derken son rekâtın ka’desine (oturma faslı) geçilir, müşavirimiz sağına selam vererek başını çevirir, ne görsün?
Büyükelçi sol bacağını ileriye doğru uzatmış durumdadır!
- Ağlayım mı güleyim mi, diye kararsızlaşan müşavir soluna döndüğünde daha vahim ve eğlenceli bir durumla karşılaşacaktır; çünkü solundaki Elçilik personelinden oluşan beş-altı kişinin hepsi birden sol ayaklarını kıbleye doğru uzatmış vaziyettedirler!
Kategorisi: KONSOLOS, MENDENİYET | » yorum bırak;
OSMANLIDA OKÇULUK MÜCİZESİ
Kategorisi: Kategorilenmemiş, OKÇULUK, OSMANLI | » yorum bırak;
kimlere selam verilmez_?
Kimlere selam verilmez?
Sual: Kimlere selam verilmez?
CEVAP
Şunlara yalnız o halde iken selam verilmez:
1- Namazda olana,
2- Hutbe okuyana ve hutbeyi dinleyene,
3- Kur’an-ı kerim okuyana ve dinleyene,
4- Vaaz edene ve dinleyene,
5- Fıkıh dersi çalışana,
6- Din dersi verene ve din dersi ile meşgul olanlara,
7- Eşi ile meşgul olana,
8- Avret yeri açık olana,
9- Abdest bozmakta olana,
10- Yemek yemekte olana,
Baştan ikisi hariç, diğerlerine selam verilirse, alma mecburiyeti yoksa da selamı almaları iyi olur.
Şunlara da her zaman selam verilmez:
1- Yabancı kızlara ve genç kadınlara,
2- Kumarbaza ve her oyunu oynayana,
3- İçki içenlere,
4- Gıybet edenlere,
5- Şarkıcılara,
6- Fasıklara [Açıktan günah işleyenlere],
7- Kadınlara, kızlara bakanlara selam verilmez.
Selam verilmesi caiz olmayan bu kimseler selam verirlerse, selamları alınır, fitne çıkarılmaz. Gayri müslimlere, ancak iş düştüğü zaman selam verilebilir ve selamları alınır. Bid’at ehline de ihtiyaç halinde selam verilir. Zengine, zengin olduğu için selam vermek caiz değildir. Dilencinin, dilenirken verdiği selamı almak gerekmez. Yabancı kadın ihtiyar ise selam verilir. (Dürr-ül-muhtar)
Kâfire saygı göstermek için selam verilmez. Hadis-i şerifte, (Münafık [ve her çeşit kâfir] ile konuşurken, efendim, demeyiniz) buyuruldu. Zalime, kâfire hürmet etmek, saygı ile selam vermek, üstadım demek, küfür olur. (Berika)
İslamiyet’in hakim olduğu dönemlerde gayrı müslime ve fasık müslümana selam verilmezdi. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Yahudi ve Hıristiyanlara selam vermeyiniz!) [Müslim]
(Bir kitap ehli [Yahudi veya Hıristiyan] size selam verdiği zaman, “ve aleyküm” deyiniz!) [Buhari]
Bir kâfire, (Allah(c.c.)(c.c.) ömürler versin) demek, caiz değildir. Müslüman olması için veya cizye vererek devletimizin kuvvetlenmesi için, böyle dua etmek, caiz olur. (Berika)
Demek ki, ihtiyaç düşünce veya onu üzmemek için veya buna benzer sebeplerle Yahudiyle, Hıristiyanla veya başka bir kâfirle selamlaşmak veya onun müslüman olması için dua etmek caiz olur.
Kategorisi: SELAM VERMEMEK, selam | » yorum bırak;
selam vermenin ve almanın fazileti
Selam almanın önemi
Sual: Selam verince, bazıları almıyor. Selam almak farz değil mi?
CEVAP
Evet, selam almak farzdır. Selamı mazeretsiz almamak, haramdır. Bütün nafile ibadetler, selam almanın yanında, denizde damla bile olamaz. Farzın önemini düşünerek, selamlaşmayı büyük bir nimet bilmelidir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Allah(c.c.)ü teâlâya yemin ederim ki, mümin olmadıkça Cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de, mümin olamazsınız. Size, bir amel bildireyim de, onunla birbirinizi seversiniz: Aranızda selamı yayın!) [Müslim]
Selamlaşmak ve önemi
Sual: Selamlaşmanın hükmü nedir? Bir yerden çıkarken de selam verilir mi?
CEVAP
Selam vermek sünnet, almak ise farzdır. Selam verirken, selamın sünnet olduğunu düşünmeli ve o kimseye dua etmeye niyet etmelidir! Sünnet olduğu düşünülmeden, alışkanlık halinde, şuursuzca selam verilince, sevap olmaz. Bir yere girerken de, çıkarken de selam verilir. Dinimizde selamın önemi büyüktür. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Müslümanın müslüman üzerindeki altı haktan biri de selam vermektir.) [Müslim]
(Bir yere girerken oradakilere selam vermek borç olduğu gibi, çıkarken de selam vermek borçtur.) [Beyheki]
(Bir yere, bir meclise giren oradakilere selam versin. Oradan kalkıp giderken yine selam versin.) [Tirmizi]
(Bir kimse ayrılırken, selam verirse, onların hayırlı işlerine ortak olur.) [Rüzeyn]
(İnsanların en âcizi dua etmeyen, en cimrisi de selam vermeyendir.) [Taberani]
(İnsanlara güler yüzle selam vermek sadakadır.) [Beyheki]
(Bir eve girince, ev halkına selam verin. Çıkarken de selam verin.) [Beyheki]
———————————————————————————————————————
Selam ne demektir
Selam, emniyet, huzur, selamet, sağlık, barış, rahatlık, iyi netice, kurtuluş gibi manalara gelir. Selam vermek, bir kimseye yapılacak en güzel duadır. Selam, (Ben müslümanım, benden sana zarar gelmez, selamettesin) manasına, selamet üzere ol, müslüman olarak öl manalarına da gelir. Gayrı müslimlerin hidayete kavuşmaları niyetiyle, ihtiyaç olduğu zaman onlara selam vermek, hidayete kavuşmaları için dua etmek caizdir. (R.Nasıhin, Redd-ül Muhtar)
Selamlaşırken eğilmek günahtır. Hadis-i şerifte, (Karşılaştığınız zaman birbirinize eğilmeyin, kucaklaşmayın) buyuruldu. (Berika)
Eshab-ı kiram, yolculuktan döndükleri zaman kucaklaşırlardı. Şu halde, uzun yoldan gelmiş veya uzun zamandır görülmeyen bir arkadaşla kucaklaşmak caiz olur.
Selamün aleyküm diye selam vermek caiz ise de Esselamü aleyküm demek daha iyidir.
Selamün aleyküm denince, Ve aleyküm selam demek farzdır. Esselamü aleyküm denince de, Ve aleykümüsselam denir. Her ikisinde de “ve” harfini söylemelidir! (Ve aleyküm…) deki “ve”, (dahi) manasındadır. Yani, (Allah(c.c.)(c.c.)’ın selamı bizim üzerimize olduğu gibi, sizin de üzerinize olsun!) demektir. Sadece (Aleyküm selam) ise, sanki (Selam bize değil size olsun) gibi uygunsuz bir manaya gelebilir.
Selamı düzgün verip düzgün almak iyidir. “Ve” söylemeden de almak caiz ise de, ve’li söylemelidir.
Verilen selamı daha güzeli ile almak da farz değil ise de, çok sevaptır. Peygamber efendimiz, (Selamün aleyküm) diyen için, (On sevap kazandı) buyurdu. Başka biri, (Selamün aleyküm ve rahmetullahi) dedi. (Yirmi sevap kazandı) buyurdu. Bir başkası da, (Selamün aleyküm ve rahmetullahi ve berekatühü) dedi. Bu kimse için de, (Otuz sevap kazandı) buyurdu. Bu sırada orada oturanlardan biri selam vermeden çıkıp gitti. Resulullah efendimiz, (Arkadaşınız [selamın faziletini] ne tez unuttu) buyurdu. Daha sonra, (Bir topluluğa gelince de, ayrılırken de selam verin! Birinci selam, ikincisinden daha mühim değildir) buyurdu. (Taberani)
Dinimizde selamlaşmanın önemi büyüktür. Müslümanların yanına girerken, çıkarken, karşılaşınca, ayrılırken mutlaka selam vermelidir! Bu husustaki hadis-i şeriflerden birkaçı şöyle:
(Mümin kardeşine selam vermek, yanına gelince ona yer göstermek ve hoşlandığı isimle hitap etmek, aradaki sevgiyi pekiştirir.) [Taberani]
(Darlıkta infak eden, rastladığı müslümana selam veren, kendi aleyhinde de olsa adaletli davranan, iman hasletlerini toplamış olur.) [Ebu Nuaym]
(Yirmi müslümana selam veren bir mümin Cenneti hak eder.) [Deylemi]
(Tatlı dilli olmak, selamlaşmak ve yemek yedirmek, Cennete götürür.) [Hakim]
geceleyin tırnak kesilebilirmi?
Geceleyin tırnak kesmek ölü eti yemek gibidir, deniliyor. Bu sözün aslı var mıdır?
Böyle bir sözün dinde aslı yoktur. İslâmiyet böyle mânâsız ve mantıksız ifadeleri kabul etmez. Bu anlayış da diğer batıl inançlardan İslâma sokulmak istenmiş olabilir.
Bu meseleyi Abbasî Halifelerinden Harun Reşid, İmam Ebû Yusuf’a, sorar:
“Geceleyin tırnak kesilebilir mi?” der.
İmam da, “Evet, kesilebilir” diye cevap verir.
“Deliliniz nedir?” şeklinde tekrar sorunca, İmam,
“Hayırlı iş geciktirilmez” mealindeki hadis-i şerifi okur. (el-Feteva’l-Hindiyye, 5:358)
Kategorisi: tırnak kesmek | » yorum bırak;
Q33NY SALDIRIDA KULLANILAN UÇAĞIN TESADÜFÜ
sizde deneyin bir forum sitesinde şu ilgin olayı gördüm
gerçekten tesadüf.hatta tesadüfün bu kadarı inanılmaz derecede.sasırıp kalıyorum yani. bukadar ilginc olmasada benimde gördüğüm bir sey var onu sizinle paylasayım
11 eylül olayında uçaklardan birinin ucus numarası Q33 NY wingdings alfabesinde bu isimleri yanyana getirdiğinizde bu ilginç resim oratya çıkıyor ve buda bir rastlantımı diye akıllar da soru işareti kalıyor
Q33 NY
Kategorisi: 11 eylül, abd, boykot, uçak | » yorum bırak;
Sizce bir rastlantı mı 11 Eylül Saldırısı Yoksa uzun süre önce planlanmış bir olay mı?
Sizce bir rastlantı mı 11 Eylül Saldırısı Yoksa uzun süre önce planlanmış bir olay mı?1. Elimize bir 20 dolar alalım. Doları şekildeki gibi katlayalım

2. Şimdi de sol tarafını katlayalım şekildeki gibi

3.En son olarak da sağ tarafını şekildeki gibi katlayalım. Görüyorsunuz Pentagon cayır cayır yanıyor. Sağdaki resim pentagon soldaki dolar. Dolar acaba kaç sene önce basıldı? Acaba basıldığı tarihte ikiz kuleler var mıydı?

4.Şimdi de katladığımız doları ters çeviriyoruz. Görün ikiz kulelerin halini

Bütün bunlar rastlantı olabilir mi? Peki ya buna ne demeli

Not : Osama Usame’nin ingilizce yazılışı (Buradan şu sonuç çıkar : İslami Terör Örgütü olarak nitelendirilen El-Kaide Örgütünün başı bu şarlatanların adamı. Bunun yapılacağı önceden biliniyordu. Pekala kim bu şarlatanlar. 1 Dolar’ı anlatırken anlatacağım)
why-islam sitesinde bilgi ednilmiştir
editör…
Kategorisi: 11 eylül, dolar, saldırı | » yorum bırak;
İSRAİL’İN MESCİD-İ AKSA OYUNU
İsrail’in Mescid-i Aksa oyunu
Ne zaman basında Mescid-i Aksa haberi yer alsa, ekrana Kubbetu’s Sahra’nın resmi ekranda belirir. Bu yanıltmacanın bir İsrail oyunu olduğunu biliyor muydunuz?
17 Nisan 2006 Pazartesi 09:10
Mescid-i Aksa hakkında yerli veya yabancçı basında ne zaman bir Mescid-i Aksa haberi yer alsı, ekranda hemen Kubbetu’us Sahra resmi belirir..
Bunun nedenini hiç merak ettiniz mi?
Bilmeyenler için anlatalım..
İsrail’in en büyük hedeflerinden biri, birgün Mescid-i Aksa’yı yıkmak ve kendi tapınaklarını buraya dikmek. Bunun için yıllardır sinsi bir plan yürütülüyor.
Mescid-i Aksa haberlerinin yerli ve yabancı basında yer alması sırasında Kubbetu’us Sahra resminin yer alması da bu oyunun bir parçası..
Hatta İsrail bu oyunu daha iyi oynayabilmek için yıllardır Kubbetu’us Sahra’nın resimlerini bedava olarak tüm İslam ülkelerine dağıtır.
Bunun nedeni, toplumsal bir bilinçsizlik oluşturmak ve Müslümanları yanıltmak.. Müslümanlar, yıllardır Mescid-i Aksa’nın resmi sanarak Kubbetu’us Sahra’nın resmini evlerinin, işyerlerinin duvarlarına asar.
Böylece gelecek nesillerin bu resme inanıp, Kubbetu’s Sahra’yı Mescid’i Aksa sanmasanı sağlanmaya çalışılıyor..
internethaber.com
Kategorisi: editör, filistin, israil oyunu, mescid-i aksa | 1 Yorum »








